Toprak-Web
Toprak-Web

Toprak-Web

OSMANLiNiN iLK HASTANESi YiLDiRiM DARUssiFASi

OSMANLININ İLK HASTANESİ YILDIRIM DARÜŞŞİFASI

 
Osmanlıların Anadoluda kurdukları ilk sağlık tesisidir, cümlesinde Anadoluda ifadesi gereksiz ve yanıltıcı olmuş zaten o zamanlar Rumelinde yada İstanbulda böyle bir tesis kurulması mümkün değil, Sanki ilki Rumelinde yada İstanbulda kurulmuş da bu Anadoludaki ilk tesis gibi yazılmış.
Osmanlıların kurdukları ilk sağlık tesisidir denmeli idi.
 
*Yapı; 1390-1394 yılları arasında Yıldırım Bayezıd tarafından yaptırılan ilk Osmanlı hastanesidir.
*Akıl ve sinir hastalıklarının da hastanede tedavi edildiği bilinir.
*XIX. Yüzyıla gelindiğinde sağlık hizmeti özelliğini kaybeden yapı, barut deposu “ Baruthane” olarak kullanılmıştır.
*Günümüzde bu yapı ; Göz Nuru Vakfı adı altında sağlık hizmeti vermektedir.

Yıldırım Bayezit’in en önemli yapıtlarından olan Darüşşifa, çeşitli metinlerde “Bimarhane”, “Maristan” veya “Şifahane” adlarıyla da yer almaktadır. Ne var ki XVIII. Yüzyılın ikinci yarısından sonra belgelerde anılmadığına göre, artık sağlık hizmeti verilen bir yapı olma özelliğini yitirmiş olmalıydı. XIX. yüzyıla gelindiğinde, ordu barut deposu  “baruthane” olarak kullanmaya başladığından, günümüzde bile “Baruthane” adıyla tanınmaktadır. 



Osmanlı döneminde kurulmuş ilk hastane Bursa da, Yıldırım Bayezit tarafından dört yılda yaptırılarak 1399 yılında hizmete açılan Yıldırım Darüşşifasıdır. Tam teşekküllü bir hastane özelliğindeki bu darüşşifa, Bayezit imarati (Külliyesi) nin bir parçasıydı.

Yıldırım Darüşşifası için Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde şunları söylemektedir: Mehrum ve mağfur Bayezid-i Veli Vakıfnamesinde hastalara deva, dertlilere şifa, divanelerin ruhuna gıda ve def-i sevda olmak üzere on adet hanende ve sazende gulam tahsis edilmiştir ki, üçü hanende, biri neyzen, biri kemani, biri musikar-i, biri santuri, biri udi olup haftada üç kere gelip hastalara ve delilere musiki faslı verirler.

Açıklaması: Affa uğramış merhum Bayezid-i Veli Vakıfnameinde hastalara deva, dertlilere şifa, divanelerin ruhuna gıda ve sevdalıların derdini azaltması için, on adet şarkıcı, biri neyzen, biri kemancı, biri musikar-i, biri santurcu, biri udi olup haftada üç kere gleip hastalara ve beyinsel özürlülere musiki faslı verirlermiş

Yirmi odası olan ve kadrosunda biri başhekim olmak üzere üç hekim, bir cerrah ve bir de kehhal (göz doktoru) bulunan darüşşifada, başlangıçta akıl hastaları için yalnızca bir bölüm bulunmaktaymış, daha sonra ise bütünüyle yalnızca delilere ayrılmış olan bu hastane, 19. yüzyılın sonuna kadar, tam 400 yıl boyunca kullanılmıştır.


Yıldırım Camii’nin 250 m. doğusunda yer alan Yıldırım Darüşşifası, külliyenin bir parçası olarak 1390-1394 yılları arasında Yıldırım Beyazıd tarafından inşa ettirilen ilk sağlık merkezi ve tıp okuludur.
 
İlk Osmanlı Hastanesi olarak kabul edilen Darüşşifa’nın açıldığı dönemde 1 başhekim, 2 hekim, 2 eczacı, 2 şerbetçi, 1 aşçı ve bir ekmekçiden oluşan kadro ile hizmet verdiği bilinmektedir. 
 
Ayrıca Yıldırım Beyazıd' ın isteği üzerine Mısır Sultanı Berkok tarafından, o dönemin ünlü doktorlarından Şemsettin Sagir de hastanede görevlendirilmiştir. 
 
Akıl ve sinir hastalıklarının da tedavisinin yapıldığı kuruluşta, sadrazam Çandarlı İbrahim Paşa da tedavi görmüş ve sağlığına kavuşmuştur.
 
1560 metrekarelik meyilli bir alanı kaplayan Yıldırım Darüşşifası, medrese gibi uzunlamasına bir plana sahiptir. Revaklı bir avlu etrafında 21 oda, girişin sağ ve solunda olmak üzere iki mutfak, bir eczane, en dipte yer alan iki tabip odası ve ortadaki yemekhaneden oluşan yapı, arazinin meyilli oluşundan dolayı kademeli bir şekilde oluşturulmuştur. 
 
1855 depreminden zarar gören bina bir dönem baruthane olarak da hizmet vermiştir.
Darülşşifa’ nın ilk açılışında o çağın ünlü tıp adamlarından Şemsettin İbn Sagır yönetiminde çalışılmış, çağının akıl ve sinir hastalıkları tedavisinde büyük ün kazanmıştır. 

 
Bursa Yıldırım Darüşşifası 1855 yılı depreminde hasar görmüş, bir süre baruthane olarak kullanılmıştır, geriye yıkık duvarları kalmışken Tamamen harap bir durumda iken, 1997-2002 yılları arasında aslına uygun olarak Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce yeniden onarılmıştır. Vahliyesine uygun olarak şifa dağıtan bir müessese olarak halen işlevini sürdürmektedir. Günümüzde bu yapı ; Göz Nuru Vakfı adı altında sağlık hizmeti vermektedir. 

"Bursa'da hizmet veren Yıldırım Darrüşşifası'nın 1854 depreminde hasar görmesinin ardından Ahmet Vefik Paşa Hastanesi yapıldı. Ancak, nüfusun giderek artmasıyla birlikte bu hastane yetersiz kaldı ve Bursa halkının gayretleriyle 9 Kasım 1951 yılında şimdiki Memleket Hastanesi kuruldu"
Dârüşşifa, İslâm ve Türk Dünyasında pratiğe ve gözleme dayalı sağlık bilgileri veren, hastaları tedavi eden sağlık ve eğitim kurumlarına verilen adlardan biridir.

Dârüşşifalar, ortaçağ boyunca zaman zaman ve bölgeden bölgeye değişen "Dâr- üs-sıhha" "Dâr-ül afiye", "Dâr-ür raha", "Dâr-ütTıp", "Mâristan", "Bîmâristan", "Bîmarhâne", kervansaraylarda "tâbhane" adlarıyla da adlandırılmıştır.

Osmanlı zamanında yapılmış 1399'da Bursa'da Yıldırım Bayezid Osmanlının yaptırdığı ilk hastanedir.

  
Birer kamu sağlık hizmet birimi olan dârüşşifalar, temeli vakıflara dayanan halk ve hanedanın hayır kuruluşlarıdır. İslâm hukuku esaslarına göre düzenlenen vakıfnamelerinde, kuruluş amaçları, gelir kaynakları, kuruluşta çalışacak hekim ve diğer görevliler, çalışma şekilleri, gelirin dağıtılması ve kuruluşun yönetimi gibi konular en ince ayrıntılarına kadar anlatılır ve denetlenmesi de ayrıca gösterilir.

Bu kurumlarda bir yandan hastaların tedavileri ile uğraşılırken, bir yandan da vakfiyelerdeki şartlara uygun olarak alınan çıraklar, usta hekimler yanında tıp eğitimi verilirdi.


Birer kamu sağlık hizmet birimi olan dârüşşifalar, temeli vakıflara dayanan halk ve hanedanın hayır kuruluşlarıdır. İslâm hukuku esaslarına göre düzenlenen vakıfnamelerinde, kuruluş amaçları, gelir kaynakları, kuruluşta çalışacak hekim ve diğer görevliler, çalışma şekilleri, gelirin dağıtılması ve kuruluşun yönetimi gibi konular en ince ayrıntılarına kadar anlatılır ve denetlenmesi de ayrıca gösterilir.

Bu kurumlarda bir yandan hastaların tedavileri ile uğraşılırken, bir yandan da vakfiyelerdeki şartlara uygun olarak alınan çıraklar, usta hekimler yanında tıp eğitimi verilirdi.

 
Dârüşşifa Sözcüğünün Anlamı

"Dârüşşifa", bileşik bir ad olup, Arapça Dâr (Ev, yer, mahal) ve Şifa (hastalıklardan kurtulma, iyileşme ve dinlenme hali) sözcüklerinin birleştirilmesinden oluşmuştur. Bu gün kullandığımız hastanenin karşılığı olup, şifa, sağlık evi demektir.


Birer kamu sağlık hizmet birimi olan dârüşşifalar, temeli vakıflara dayanan halk ve hanedanın hayır kuruluşlarıdır. İslâm hukuku esaslarına göre düzenlenen vakıfnamelerinde, kuruluş amaçları, gelir kaynakları, kuruluşta çalışacak hekim ve diğer görevliler, çalışma şekilleri, gelirin dağıtılması ve kuruluşun yönetimi gibi konular en ince ayrıntılarına kadar anlatılır ve denetlenmesi de ayrıca gösterilir.

Bu kurumlarda bir yandan hastaların tedavileri ile uğraşılırken, bir yandan da vakfiyelerdeki şartlara uygun olarak alınan çıraklar, usta hekimler yanında tıp eğitimi verilirdi.


Bulunduğu Yer / Nasıl Gidilir:

Yıldırım Külliyesi'nin yakınlarında, SinanDede mahallesinde yer alır. Yanıbaşından Eğitim Caddesi geçmektedir. Şehreküstü'nden şehrin doğusuna giden Haşim İşcan caddesi takip edildiğinde Gökdere Bulvarı'ndan sonra Beyazıt Caddesi'ne gelinir. Bu caddenin bittiği noktadadır. Özelikle 28 ve 28/A numaralı otobüslerler ile Çekirge ve Santral garaj yönünden her yarım saatte bir ulaşmak mümkündür.  Yıldırım Belediye Binası'nın 3-5 dakikalık bir yürüme mesafesi kadar yukarısında (Güneyinde) kalıyor.
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=